10.06.2009

Joy the Great

Korkuyu,yenilgiyi,ezikliği çıkar;şampiyonlukları topla,herkese imkansızlıkla çarp ve tüm bu destanı ölümle böl.

3 mart 1982 doğumlu bir adamım vardı.kendisi kafamda büyüttüğüm adamlar arasında en sevdiğimdi.Kendimi görürdüm onda.Hayatının detaylarına girmeyeceğim ama çok görkemli zaferlerin mimarı,süpersonik karakterde,dünya sikime minare götüme rahatlığında bir adamdı.yıl 2005.21 haziran.Hayatımda yolunda gitmeyen şeyleri bu adamcıktan bildim.Zira o dönem adamcığa 2 sene önce yaşattığım şeyler benim başıma gelmeye başlamıştı.Geleceğimi görmekten korkup,sinirlenip bir anlık gazla öldürdüm adamcığımı.Bok oldu koca destan sağlam kafayla iş yapmamaktan.

Hayal dünyamda yarattığım en sevdiğim adamdı dedim ya,işta ben geçen 4 yılda sürekli onu andım durdum yatağıma yattığımda,araba sürerken,yolda yürürken...Okula giderken durup ağaç yaprağı imzalamışlığım bile vardı ki çok korkmuştum sonradan bunu yaptığımı hatırladığımda.Neyse son 1 ay içindeyse o adama duyduğum özlem tavan yaptı  ve gidip Nba 2k9 adlı oyunu edindim.Ne alaka diyeceksiniz,adam basketbolcuydu.

Yarayı kaşır kabuğunu koparır gibi başladım oyunu oynamaya ve bir karakter yaptım.İntiharından önce Philadelphia ile sözleşme imzalayan bu adam yalnız 3 ay bu klüpte kalmış sonrasında basketbolu bıraktığını açıklamıştı.23 yaşındaydı.Yaptığım karakteri Philadelphia'dan Portland'a takas ettim şimdi oyunda.4,5 yıl önce kaldığı yerden devam ediyor Joy the Great.

Normal geliyor olabilir anlattığım şey, 'ne güzel,yeniden kavuşmuşsun adamına' diyebilirsiniz ama öyle olmuyor işte.Her ne kadar sınırları hayalgücümle sınırlı,yani sınırsız bir dünyada yaşasa da bu adam,sonuçta o dünyanın da bir mantıkla yürümesi gerekiyor ve ben bir aydır ne yapacağımı bilmeden,bir karar veremeden oyunu oynuyorum sürekli.

Adamı yeniden yaşatayım istiyorum deliler gibi ama bu hayata dönüşü kendime açıklayamıyorum kaldı ki o hayal dünyasının insanlarına nasıl açıklayayım.Çok büyük açmazdayım,oyunu silmek tek kaçış yolum olacak gibi.

Şimdi içeride eskiden olduğu gibi duvarlara birşeyler yazıyor adamcık.Yaklaşık bir saat kadar önce de burada,Amerika'da bir televizyon programına katıldı.Birazdan da odasına çağırdığı kadın gelir,onla vakit geçirir.Yarın Mavericks maçı var.Ama o da biliyor,ben de biliyorum ki bu durum yarın onu zerre etkilemeyecek.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Beynim çatlamak üzere işte bu sebepten.İnsanlardan mümkün mertebe soyutladım kendimi,zira birilerinin yanında bedenen bulunabiliyorum fakat aklım hep o ötedünyamda.Nasıl yapsam etsem de bu adamı ne yapacağıma karar versem,içim rahatlasa diye düşünüyorum hemen her an.İkiyüzlülüğe gerek yok diyerek hemen hemen kimseyi aramadım sormadım bir aydır sırf bu yüzden.Umarım birkaç gece içinde bir kaçış yolu bulabilirim,aksi takdirde iyice insanlardan kopacağım.

Mantıklı bir çözüm yolu bulabilmem dileğiyle.Azıcık dolu beynimi kustum,bir öykü veremedim sizlere kusura bakmayın.

 

2.06.2009

Bi hava değişikliği yapayım,BAKARIZ!

Çok sıkkın bir dönem olsa gerek.Herşeye "Olur" diyorum,herşeye "Bakarız"...

Çok istiyorum bir yerlere gitmek,bir yandan da hiç ayrılasım yok yattığım yataktan.Yattığım yerden tv de tenis seyrederken tek çabamı sırtımın altında kalan yer ısınınca biraz yana kayarken gösteriyorum.

Birçok insanı ihmal ettim.'Görüşelim abi yea mea!' diyen yavşaklardan oldum.'Tamam,aklımdasın arayacağım  seni bu hafta içinde' diyerek yalanlardan yalan seçiyorum kendime.

Boş olduğum zamanlar salakça ellerimi seyretmekten büyük haz aldığımı yazmıştım önceki yazılarımdan birinde.Bu aralarsa bu aktiviteme ek olarak;saçımda,alnımın sağ tarafının üstündeki bölümde çıkan beyaza ve bıyıklarımdaki yarı sarı-yarı siyah kıllara bakıyorum.

Öyle üşengecim ki yazı yazayım buraya istiyorum onu bile erteleyip duruyorum.Akşam yazarım,yarın bakarım la geçiyor günler.Hepinizden özür diliyorum,beklediğinize değecek bişeyler karalamıyorum şu anda.

Ama iyi geleceğini umarak ufak bir hava değişikliğine çıkıyorum 3-4 günlüğüne.İstanbul'a yolculuk.Döndüğümde elimde sizleri güldürecek güzel yazılar olacağını umuyorum.

Tekrar hepinizden özür dilerim..

18.05.2009

Aş Kendini Gel Pilava

Eşşoğleşşek,hıyar,göt vs yi bipleyen,sigarayı mozaikleyen rütük yetkilileri bu rezilliğe izin verdiniz madem bundan kelli benim'Şark Bülbülü'nden aldığım hazzı biplerle kesmeyin gayrı.

Not:Asuman hanım pilavını ben tv yi açmadan önce göstermiş sanırım,o nedenle asuman hanımın pilavının görüntülerini sizlerle paylaşamıyorum.affınıza sığındım

16.05.2009

Sex and the Pipi

              İlk denememdi. '24 saat açık da bana mı açık?' diyerek verdiği hizmeti küçümsediğim okul kütüphanemizde gecenin saat 2'sinde organik kimya çalışıyordum.Uzun zamandır masturbasyonu aksattığım için mi yoksa kütüphanenin havasından mı suyundan mıdır bilmem;kapıdan giren her dişi gözümde şapşahane sex objesi olarak gözüküyordu. 'Aman şunu şöyle yapsam' , 'Aman buna şöyle bir dalsam' diye diye sevişmiş kadar oldum.

             Kütüphaneyi şenlik sonrası okulda sabahlama maksatlı kullanan birkaç sarhoş kızı da gözüme kestirdim.Ama apaçi misali üzerimde kupa finaline özel olarak giydiğim Beşiktaş formasıyla dolaştığımdan pek şansım olduğunu düşünmüyordum.Aras'a nazire yaparcasına birkaç kıza bıyık burdum,oralı olmadılar.İşi şova döküp dudaklarımın üzerinden ağzıma dökülen bıyıkları merp merp diye kemirerek budadım,etkilenmediler.

            İyiki de etkilenmediler.Milyonlarca bilginin bulunduğu bu güzide eğitim yuvasında alelade sex peşindeydim.Aklıma kütüphanede bulunması olası dini kitapları getirdim,ereksiyonum saniyesinde söndü.Aslında var ya okuyucu!Şimdi edebiyata ya da yıldız amfiye gitsem şahane sarhoş kız yaparım.Ha dayak yeme ihtimalim var mı?Var,hem de çok var.Ama sex'e değer.Ferhat,kendisine bakma potansiyeli olan tek kız uğruna şahane dağ delmedi mi?Mecnun da aynı Ferhat'ın durumundayken çöllerde "ĞĞĞAAAAM!ĞĞĞĞĞĞĞĞAAAAAM!" diye diye delirmedi mi?Sex için bunca uğraşa giren büyüklerimin yanında ben bir kamyon sopa yemişim çok mu?

            Durun!Hemen birkaç paragraf içinde sex'e atıp tutarak sex'ten soğuyayım.Zira yaklaşık 7 saat sonra organik sınavı götüme girizleyecek.Aklımda sex'e dair ne varsa silip atayım ki derse döneyim:

             Ya arkadaş sex ne ya?İki kişi öpüşüyor başta.Bu iki kişi de 'Ulan hemen soyunmayayım.Belki partnerim sadece öpüşmek istiyordur sex düşünmüyordur.Sonra abaza durumuna düşmeyeyim.' düşüncesiyle saatlerce soyunamıyor.Sonra ne oluyorsa oluyor,eş zamanlı bir soyunuma gitmeyi başarıyor partnerler.Sonra böyle garip şekillerde debeleniyorlar - ki para versen o şekillerden hiçbirine girmez insanoğlu yek başına.Eee ne diyordum?Hah soyunma!Soyunmayı takiben etek traşını aksatan tarafın illa "Karanlıkta yapalım,utanıyoruuuum!" mızmızlanmaları.İki tarafında iyiden iyiye vücudun salgıladığı saçma sapan bir sıvı olan hormonlara yenik düşerek kızışmaları ve tabi ki final:Malabadi aftırşeyv

            Resmen rezillik.Ulan küfür niyetine aşağıladığın hayvan olan eşşeğin,ayının yaptığını ne yapıyorsun.Ey oğlan ne diye sikiyosun arkadaşını?Ey kız ne diye domalıyorsun oğlana?Ayı yapsa bunları,diskoveri çenılda izler ekkeke mokkaka gülersin.Sen yapınca ama süperimsi bi olaya imza atmış oluyorsun değil mi?Bir de tüm bu rezilliği ultra mega ok bir şey yapmışsın gibi sabah olur olmaz 'Dün gece ne güzeldi diiii mi? ;)' diye mesajlara taşıyorsun.Toptan mide bulandırıcı.

           Sevgili müridlerim,sayın okurlar.Yapmak için can attığınız aktiviteye fütursuzca ağza alınmayacak şeyler sallıyorum diye "Aaaa gay yazar!Çok cool!" , "Aaa aseksüel yazar,ne kadar entel mentel" demeyin.Arar bulurum sizi ve demin anlattığım onca aktiviteyi üzerinizde uygularım.Sabahleyin de benden gelen duygusal bir cep telefonu mesajıyla uyanırsınız "Dün gece ne siktim seni lan!" yazan.Yaparım bunu!

24.04.2009

Dikkat Dikkat!!

saat 3 civarında öndeki arabaya çarpmak suretiyle kaza yaptım.ağzım burnum yerinde çok şükür fakat arabanın ön tarafı artık yok.aksi gibi arabanın kaskosu tam 1 hafta önce bitmiş ve ben yenilemeyi bu haftasonuna ertelemiştim,4 milyar götüme kaçacak anlayacağınız.blog u okuyan herkese sesleniyorum:çeviri işleri yapmaya başlıyorum gün itibariyle.üst düzey ingilizcem var.etrafınızda çeviri vs işleri olanları mümkünse bana yönlendirin

(şaka falan değil,ciddiyim.)

17.04.2009

Pada(ONE)

                          Ey okur!Bu yeni projem olan bir öykü dizisinin ilk halkası,girizgahıdır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

              "Sen seçilmiş kişisin,kanındaki birşey çok yüksekmiş Yoda söyledi." dedi."Alkol?" dedim,"Yok lan midoklorian mıymış neymiş,Jedi olmanın bir numaralı kuralıymış" dedi.Ne ara benden kan aldı da test ettirdi diye düşünedurayım bir gün öncesinde Pes 2009 öncesi 'Kan alırım' diye bağırışları aklıma geldi.Yenilmemin ardından mecazi konuşmadığını bir tüp kan alarak ispatlamıştı.Şaşkınlığımı üzerimden atar atmaz sevince boğuldum. 'Usta sen bana o ışıklı kılıçtan ver,bir de adımı sizinki gibi klasımsı birşeylere çevir ben her türlü varım.'dedim. O kolaymış.Cebinden bir lightsaber çıkarıp verdi.Ne renk diye sordum,maviymiş,Abi grili siyahlı bişeyler yok mu dedim,yokmuş.Çaresiz kabul ettim lightsaberımı.Sonra bir kağıt kalem çıkarıp tutuşturdu elime.İmzala dedi,imzaladım okumadan.Ne olduğunu sordum kağıdı uzatırken.Önemsizmiş,kılıcı üzerime zimmetlediklerinin bir belgesiymiş.Kılıca birşey olursa benden bilirlermiş.Buna rağmen hemen bir koşu tuvalete gidip lightsaber ımın kabzasına forza beşiktaş yazdım,yetmedi bir de üç hilal kazıdım.Kabzası artık bana özeldi.Padawan sürecim bu şekilde başlamaktaydı.

                Beni konseye götüreceğini söyledi,orada da son kez Yoda'nın onayını aldıktan sonra beni bir Jedi'ın yanına öğrenci olarak vereceklerini belirtti.Yola koyulduk.Yürürken aklıma adını bilmediğim geldi,1 haftadır arsız gibi eteğimin dibinde dolanan adamın adını bilmiyorudum daha,sordum söyledi.Obi Van Kenobi'ymiş adı.Yol boyunca Jedi'lığı övdük Obi Van'la birbirimize.Dark Side'a kavgada ağza alınmayacak şeyler söyledik.Şakalar yaptık konseyle alakalı. 'Konsey monsey olay baya bir Kurtlar Vadisi'ne dönmüş  Obi Van abi,yoksa Yoda'nın lakabı da Baron mu tsısısı ısısısı' diye espri yaptım hatta.Güldü,gülüştük.

              Konsey odasına geldiğimde ilk önce büyük bir kapı karşıladı beni.3 parmağım havada şöyle bi sağdan sola attırdım elimi,açılmadı kapı.Daha gücü kullanmayı bilmiyormuşum,ondanmış.Öyle dedi Obi.Kapıya akreditasyon kartını okuttu tuffuf diye açıldı koca kapı,konsey odasına geçtik.Yoda'yı gördüm kapının tam karşısında oturan ekibin ortasında.Bi koşu yanına gittim,eline yapıştım.Öptürmemek için iki büklüm oldu ama öptüm yine de. "Ol berhudar" dedi.Diğer masterları da sağ elimi kalbimin üstüne koyup başımı eğerek 'Selamünaleyküm masterlarım' diye selamladım.Herkes 'Vealeykümselam' dedi bir tek Yoda 'Selamvealeyküm' dedi.

            Beni konsey salonunun tam ortasında bir yere,tam karşılarına oturttular.Söze Obi Van Kenobi başladı.Bir süredir beni izlediğini ve bende çok çok yoğun bir force hissettiğini anlattı konseye.Konsey de onu hmm hmm diye dinledi,Yoda da hmm hmm diye dinledi.Obi Van sözünü bitirince Yoda "Bu çocukta ben hissetmemek kötü birşey Anakin'de olduğu gibi." dedi."Bundan sonra sen Obi Bali Smail'in öğrencisi olmak,padawan olmak.Büyük Jedi olmak ilerde." diye devam etti ve "Adın da Qui Sar Gammaron" şeklinde sözlerini bitirdi.

            Yeni ismim hoşuma gitmişti,kılıç da iyiydi,yoda sözlerini bitirir bitirmez hemencecik saçlarım Padawan saçı da oluvermişti.Çok mutlu oldum,bu mutluluğumu bir keyif sigarasıyla şenlendireyim istedim.Pakedi cebimden çıkarıp konseye ve master'ıma uzattım.Kullanmıyormuş hiçbiri,Obi Bali 'Sadece puro içerim ki oğlum ben' diye karizma yapmaya çalıştı,etkilenmedim.Işın kılıcımı 'Voiiioonnnnn' diye çalıştırıp sigaramı yaktım.Master Windu 'Var mı aklına takılan birşey yavrum?' diye sordu. "Var" dedim,"Efendi Yoda az önce 'bu çocuğun içinde kötü birşey görmüyorum' dedi lakin bende az biraz şehvet var,porno morno izliyorum arada,sorun olmasın?" dedim.Sağ olsun Master Obi Bali Smail içimi rahatlattı : "Bak hep duyuyorsun adı geçiyor bizim bir Anakin vardı.Karıya kıza taktı,götü başı dağıttı.Sen rahat ol çek 31'ini dalgana bak"

           

              Biraz oturup muhabbet ettik,sonra Padme'nin ikizi salona büyükçe bir kutlama yaş pastası getirdi.Pastanın üzerindeki mumları üfler gibi yaparken,pastayı keser gibi yaparken fotoğraflar çekildim.Gazımı alamadım Yoda'yla ve diğer tüm konseyle facebook fotosu çekildik,myspace fotosu çekildik.Çocuklar gibi şendik.İlerleyen dakikalarda konsey kendi arasında force kullanarak pasta savaşı bile yaptı.Benim henüz force u kullanma konusunda bilgim olmadığından elimi kullanarak savaşa eşlik ettim.Artık bir padawandım.Qui Sar Gammaron'dum.

                                                                                                                        DEVAM EDECEK...

9.04.2009

Ben İşin Bilgisindeyim Aga!..

       İlk küfrümü ettiğim yıllar işte.Yaş 7-8.Bin emekle Mario'yu finale getirmiş akabinde görüntüyü kaybetmiştim.Adaptör patlamış,sigorta atmış."Mario kere ananı sikeyim senin!" diye Mario'ya sövdüm,yetmedi "Adaptör kere seni icat edenin ..." diye devam ettim.Annem duymuş

          Yaş 7-8 idi.

       Dışarı çıkmaktansa evde,ayak parmaklarıma ya da avucumdaki çizgilere bakmak daha eğlenceliydi o zamanlar.Fakat ne zaman ki ilk küfrümü ettim;küfrüme sebep olan atari annem tarafından derhal yasaklandı,bu durum 'Çocuk evvde mal gibi avucuna,ayağına bakıyor.Çıksın dışarı da iki insanla konuşsun.' düşüncesiyle dışarı çıkarılmamla devam etti.Solucan bölmek hoşuma gider oldu dışarıda da . Yağmur yağdığı zamanlar en keyifli olduğum zamanlar olmuştu.Daha önce doğum günü yazımda da söylemiştim ya :'Ben sevdiğim,istediğim birşeyi elde ettiğim zaman mutluluğum uçup gidiyor.O elde etmeyi istediğim şeyin hayaliyle yanıp tutuştuğum zamanlar ise deli gibi keyif alıyorum hayatımdan.'.O yüzden solucanların dışarıya çıkmasının habercisi yağmur zamanı daha keyifliydi işte.

          Her gün her gün dışarıda kaldığınız takdirde illaki biri yanınıza gelip sizle iletişim kuruyor,öyle ya da böyle.En basitinden "Kime geldiniz la siz?" diyen bir adam görünümlü çocuk takılıyor peşinize.Böyle solucan ameliyatlarım sırasında ben farkında olmadan birçok çocukla tanışmışım.Bir gün bir baktım epey bir çevrem olmuş.-Çok insanın hayatımda olmasından korkarım.O zamanlardan gelen bir huy demek ki.Çok insanın sorumluluğunu sevmem,istemem,korkarım.Ben sabah anneme 'Günaydın!' demeye üşenirken cep telefonu alarmının dürtüşüyle yılın 100 ayrı gününde 100 ayrı kişinin doğum gününü kutlamayı nasıl becereyim?

          Yere bakarak yürümeyi severim,niye birilerine selam vermeyi es geçmeyeyim korkusuyla başım yukarıda yürüyeyim.

           Sokaktaki birkaç haftamın sonunda bir futbol topu aldırdım özentilikten.Birinden özenip aldığım ilk şey o toptu.İkinci ve son şey ise lise 2 de aldığım renkli ekranlı,polifonik cep telefonuydu.Herkes derste oyun oynar,bluetooth la birbirine müzik atario müzikleri derste hocayı sinirlendirmek için gizlice çalardı.Özendim,A1018 imi bırakıp T610'a geçtim.

           Mahallede birçok çocuğun topu vardı ve o gün maç kimin topuyla yapılıyorsa o top sahibi oyun sırasında "Top benim oğlum!" diye söze girip kendince kurallar koyma hakkına sahipti.O zamanın parasıyla hayli yüksek bi meblağa aldığım top mahalle sınırlarına girince milletin topları ortadan kalktı,her maçın top sahibi ben olmaya başladım.Şimdiki aklım olsa o kıymetli topum için "Asfaltta oynanmaz oğlum bunla ki!" der,kendisini halı sahalara saklardım.Ama çocukluk işte,çıkarıp asfalt üzeinde şehvetle tepikledim,tepiklettim meşin yuvarlağı.

             Sonraki günlerde sabah erken,öğlen sıcak,akşam geç vakitler farketmeksizin sürekli kapımız çalınmaya başladı.Solucan kesimi veya top tepimi sırasında tanıştığım ama gözümdeki yerleri 'Merhaba-Merhaba' dan öteye geçmeyen çocuklar zili eskitir oldu.Şimdiye uyarlayıp ruh halimi aklınızda oluşturayım sevgili okurlar(okuuur nasılsın lan?yeminlen yazı bitsin de yorum yap diye sabırsızlanıyorum.Yazı bahane maksat yorum üzerinden sizle laklak)öhürm evet aklınızda oluşturayım sevgili okurlar:

           Şimdi 23 yaşındayım.Birileri kalkıp sürekli beni partilere,barlara,aktivitelere çağırsa;'Vay sensiz olmaz','Vay sen kralsın' deseler ne olur benim ruh halim?

           Evet!Göt kalkımı yaşar.Ben de 8 yaşımda yaşadım işte o göt kalkımını.Benden 2-3 yaş büyüklere küfürlü ünlemlerle seslendim.Yaşıma başıma bakmadan mahalle esnafına ismiyle hitap edip ürünlerine zarar verdim.Cümlelerim emir kipi modunda seyretmeye başladı.Tüm mahalle çocukları bir benim sağlığıma duacı zannettim.

            Öyle değilmiş işin aslı.

             Onlar işin topundalarmış meğer.

             Çok sevdiğim topum,alınışının 4. ayında görkemli bir şekilde dikenli tellere saplanarak oracıkta havasını teslim etti.Ben henüz işin ciddiyetinin farkına varamamış halde :'Halil!Senin hem basket hem futbol mikasanı getirsene,metirsene' diye hala emir yağdırıyordum.Mikasa hiç gelmedi,evlere dağıldık.

            Sonraki günler kapı çalınmaz oldu.Camdan dışarı baktığımda ise oyunun,eğlencenin aksatılmadan devam ettiğine şahit oluyordum.Gerizekalı bir çocuk olduğumdan ancak annemin laflarıyla kendime gelebildim,durumu anlayabildim.

           'Onlar işin topundalarmış yavrum!'

           Belki de o yüzden şimdi meta yerine işin bilgisindeyim ha?Gömlek alacağına;gömleğin tarihçesini anlatsan ya bana.İşte o zaman vecd ile bin secde ederim.