29.05.2010
Bu şiirde bayrağa seslenmedim
Eurovision'a katıl dediler
Tok sesin var dediler,davudi dediler
Dediler de dediler
Bilirsin beni
En sıçmalı anılarıma kadar anlattım sana ey dudu dilli
O yüzden bilirsin beni
Geldim gaza şarkı yaptım
Biraz aşk dedim,biraz dünya barışı,biraz da sisteme küfrettim
Bir eurovision şarkısını süper kılabilecek her şeyi yaptım
Cinaslı kafiye kullandım yer yer
Yer yer de tunç kafiye
Aklım fikrim sikildi uyağı tutturacak kelimeler bulucam diye
Mahallenin muhtarları şarkısı gibi oldu sözler
Olsun varsın
Zaten sadece 7 nota var
Ne kadar beste yapılır ki demedim
Dedim mi sen söyle
Demedim la!
Kanıtla!!Kanıtla!!
Demedim ki kızım Allah Allah
Kalktım değişik oktavlardan notaları dizdim uygun uygun
Güzel oldu dedim
Üşenmedim bir de oynak bir bölüm besteledim
Besteledim ki o kısımda sahnede dansöz oynatabileyim
Dansöz Türkiye demektir bebek
Hem avrupalılar bizi deveye binen,fesli çarşaflı insanlar sanıyorlarmış
Sokayım avrupaya
Gözüm kara işte,dedim ya
Sen,mühür dudaklım.yeter ki iste,ver gazı
Yakarım romayı da yakarım
Sokarım romaya da sokarım
Eurovision öncesi arkadaşlar
Dost diyip bağrıma bastıklarım
Öyle atıp tuttular ki Eurovisiona
Herkes komşusuna veriyor dediler
Dedim o bi tek naughty america'da oluyor.
Dediler 'Bir tek biz önemsiyoruz o yarışmayı,
Avrupa iplemiyor bile'
Şoke oldum ceylanım
Şevkim kaçtı maralım
Herkes kapısının önünü silse dünya cennet olur
Herkes komşusuna verse millette ne gam ne kasavet kalır
Diyeceğim o ki,
Maymun iştahım ağır bastı,çekildim song contest'ten
Manga şarkı söylüyor şimdi gördüm de aklım başıma geldi
Dedim :Ben de öpebilirdim o gri rangerdan çıkan nefes kesen güzeli
Öyle yakınlaştım derken yanlışlıkla çarpar dudağından öperdim
Hem meşhur da olurdum televizyona çıkınca
Twitter'da takipçilerim de artardı memnun olurdum
Ama sen bırakıp gitsen beni nolurdum
Al sana uyak yaptım
Bunları düşündükçe delirdim bebek
İçimi sana döküyorum
Çünkü beni en iyi sen tanırsın elleri kolları kınalı adam
8.05.2010
Mizah Öğesi İçermez
Okuyan birçok tanıdık var vs,lakin kim ne düşünürse düşünsün.Nazlı yar ne düşünür diye yazamamaktan,kendimi kısıtlamaktan hiç yazamaz olmuştum bir ara,yeni yeni açılıyorum kısmetse.o yüzden kimseyi kırar mıyım eder miyim yok bu yazıda.
Gecenin bi vakti ne oldu da dellendim bilmiyorum ama yeni almamış olsam telefonu parçalaya parçalaya kırardım.Öyle bir delilik geldi işte.
İnsanın sinirini bozan birçok şey vardır,benim sinirim kendime,kolay sinirlenmem,sinirime de şahit azdır.bende sadece 3 madde var:
1-gerizekalı,salak,mankafa,vs sıfat(yeri geldiğinde zamir)ların bana karşı kullanılması.Bilen bilir,bilmeyen buradan öğrensin : ana avrat düz gidin gıkım çıkmaz da bu saydığım laflar cinnete götürüyor beni.cennet değil cinnet.fena kalp kırıyorum sonunda
2-herhangi bir yere,birşeye geç kalmak.yanlış hesaplarla karşımdakini bekleteceğime,minik bir ohal payı koyar,yeri gelir kendim beklerim tam vaktine kadar.ama o tam vakit geçince...
3-Samimiyetsizlik.
ki şu andaki dellenme sebebim bu 3. madde.yüze can cici,arkadan "bırak ya" denmesi sinir zıplatıyor bende.Kelli felli adam değilim,kavgayı da sevmem zaten söyle bana gerçek fikrini,tavrını.ona göre davranayım ben de;hoş bana karşı tavrını net belirttin diye niye kavga çıkarayım.+1,-1 bile değil de sıfırın yanındaki virgülden sonraki minik,önemsiz küsurat isem gerçekten daha da yüzüme can cici yapma aga.şu dakikadan gayrı sikerler zaten.
şimdi ben burdan efenime söyliyim kalkıp da atasözleriyle,kalkıp da vecizelerle adeta bir fetvatör gibi,bir ramiz dayı gibi tüm insanlığı zan altında bırakacak genellemelere varmak istemem.varmam da.bana ne insanlıktan.zilyon yıldır sıçmaya alternatif getirememiş,korunma yöntemi olarak çüküne naylon kılıf geçiren bir türe ben ne akıl vericem,hem ben de o türün ortalama bir bireyiyim-ki son dönemlerde i m half the man i used to be.ben sadece yanlış zamanda temizliğe başladığımı bildireyim istedim.bahar temizliği şubatta başlar en kötü martta başlar,ben geciktirmişim.bahar bitti ben arkadaş kutusunu(bir yerde kotasını) temizlemeye başladım.daha yol uzun,temizlik geç olsun güç olmasın.dip bucak girdim çıktım sayılır,zaiyat çok.sinirim de bozuk,iyi kötü emek harcıyosun kızlı erkekli arkadaş grubuna bir yerde.oldu artık,bi daha olmaz umarım.
ilk defa sanırım sıfır mizahla,tamamen iç dökmeye yönelik kullandım tezgahımı.ne diyeyim okumayan okusun,okuyan bir daha okusun diye haber salın.
kiminizi öperim canlarım
kiminizden de bana ne
27.04.2010
90 + ?

Çok yaşlandım.Çıkmaz dediğim kara kara benler hasıl oldu her yanımda.Ne de sevinmiştim oysa saçıma ilk ak düştüğü yaşta,21 yaşında.O zamanki sevincim giriyor rüyalarıma sık sık."Sikeyim akı da karayı da" diye canhıraş uyanıyorum bu fena kabustan.Babamla dalga geçerdim yine o yaşlarımda,bacağındaki kıllar döküldüğü için evin simbası olmuş,krallığımı ilan etmiştim.Şimdi kendi bacağıma bakıyorum,süt!Etkilenmemek elde değil.Fakat istediğiniz kadar odaklanın kanı belli bir yere gönderemiyorsunuz bu yaşta.Ben de gönderemiyorum.En son torunun yeşil oyun hamurunu aldım üreme organımın etrafına sardım.Mumyalar gibi,o destekle dik durdu.Sene 3 sene öncesiydi.Şimdi 83 yaşındayım.Gençliğimde kollarım ellerim ayaklarım damarlı,damarları çok yüzeyde diye ekmek yediğimi hatırlarım.Onun da manyağı vardı.Şimdi o pembecik damarlar içinden kan değil de patlıcan posası taşıyormuşcasına mor.
Anneannem yaşlılığını bizim evde geçirmişti.Televizyona bakmazdı hiç.Sabah 8 de kalkar,gece 11 de yatardı ve bu saatler hiç şaşmazdı.Uyanık kaldığı gün içerisinde 5 vakit namaz kılar,2 öğün yemek yer ve geri kalan zamanlarında ya duvarı ya da halıyı izlerdi.Ben de mi böyle olucam lan diye korkum korkum korkardım.Öyle olmadım.Tüm gün çok daha fazla şeye bakıyorum.Bi kere mutlaka 1-2 saat pipimi izliyorum.Bir saate yakın oğlumu kızımı arayıp hastalıklarımı anlatarak günlerini zehir ediyorum.Bir yarım saat Duygu'yu gizliden arayıp rahatsız ediyorum(Duyguyu 3 sene önce kovdum evden,anlatıcam).yarım saate yakın traş olup bıyıklarımı sünnetliyorum.Bir saate yakın da evlilik programı izliyorum,anlayacağınız ekmeği beklediğim mecralar da farklılaştı.
Yirmiyedi yaşında evlendim.53 sene de evli kaldım,80 yaşında bir sonbahar sabahında Duygu'yla sudoku yüzünden kavga ettik.50 senedir profesyonel olarak sudoku çözmeye kasıyorum,olmuyor."Çok kolay" başlığı altında verilenlerden bi tane çözdüm koca ömürde,onun dışında tık yok.Duygu da o sabah çocuk ekindeki bambasit sudokuyu çözemediğim için benimle dalga geçince kovdum onu evden.
Herkes birgün 15 dakikalığına ünlü olacak demişti Andy Warhol.Desti İzdivaç sağolsun saatlerce çıktım televizyona, 'Abaza Demirbey' diye nam salar oldum,youtube'da tıklanma rekorları kıran videolarım var.Elimde değil 20-30 yaş arası ilik manita çıktığında kapıyorum telefonu,çağırıyorum taksiyi,ver elini stüdyo.Cebimde tek taşla gezer oldum,haftada en az iki kez evlilik teklif ediyorum genç kızlara programa katılarak.Dizlerim yarrağı yedi diz çöküp evlilik teklif etmekten.Bir 5-6 defa yanaktan öpücem derken dudaklarından öptüm kaza süsü verip,bi kaç defa da memelerini elledim kucağıma oturtup.Buna da şükür.
Ölümü beklemek zor iş.Astigmat aldı başını yürüdü,hakemin kaç dakika uzatma verdiğini seçemiyorum.Az da verse çok da verse insan ıslıklar o ayrı konu.Her ne kadar aklıma getirmiyorum deseniz de geliyor.Bir 83 yıl daha yaşayacak halim yok.Ağzımdaki bu takma dişler var ve corega:takma dişi damağa sabitleyen macunum yokken imkanım,halim olsa da istemem.Biliyorum tiksiniyor mahalleli de,öz evlatlarım da,torunlarım da...Nasıl tiksinmesinler,sabah kalkıyorum peyniri övüyorum,öğlen geliyor eski zamanları övüyorum,ikindi oluyor sağlık sorunlarımdan bahsediyorum,akşam oluyor seks seks diye nasıl yanıp tutuştuğumu ama imkansızlıklar içinde nasıl da kıvrandığımı anlatıyorum,gece oluyor dişlerimi çıkarıp su dolu margarin kabına koyuyorum,meh meh diye uyumaya çalışıyorum.Bir maralım,bir türkü bakışlım,bir orta boylum al yazmalım tiksinmemişti,onu da sürdüm yaban diyarlara.Yani kısaca 'Allah canımı alsın,dünya da kurtulsun ben de kurtulayım' diye kalkıyorum her sabah.Bir o kadar da korkuyorum ölümden.Bu yaşa kadar hala hastane fobisini atamadım üstümden.Uyurken öleyim diye dualar ediyorum her gece yatarken.İğne yüzü,tentürdiyot kokusu,tansiyon aleti görmeyeyim istiyorum.Yemek diye ayva hoşafıyla portakal sunulduğunu görmeyeyim istiyorum.
Twitter hesabım hala açık.Her yeni tweet'im de bir follower daha kaybediyorum.Zira twittlerim genelde 'Dizlerim ağriyye' , 'Midem ekşimiş la!Böürpph elhamdülillah' veya 'ben şurada bi peynir yedim onun gibi peynir görmedim yeminlen,peynir şöyle peynir böyle bıdı bıdı' tarzında oluyor.Onun da manyağı var mı?Maalesef yok.Bi ara Demet Akalın sardı bana,onu da ben istemedim,yüz vermedim.Ayrılırız mayrılırız neme gerek.Sonra arkamdan 'sen de adam mıydın','seni donumda sallarım','miami yaptım zenciye taptım' gibi şarkı sözleri yazar mazar,kalp krizi geçirir hastanelik olurum.
Bu blog girdimi de tamamlar tamamlamaz Duyguma mail atacağım,kendisini kaplıcaya davet edeceğim.Hala yaşıyor mu diye soranınız olmuştur,yaşıyor.Her gün numarayı gizleyip sessiz telefonlar açtığımdan bahsetmiştim değil mi?
Bu sabah aslında diğerlerinden farklı olduğu için entry girmek istedi canım.Yaşımdan ötürü sabahtan beri bilgisayar başındayım ama tuşlara sağ el işaret parmağımla tek tek basmakta inat ettiğim için bir türlü bitiremedim yazıyı,saat oldu akşam dokuz.dokuzun yanındağki ikiyi at ne kaldı dohuuuz! Bu sabah diğer sabahlardan farklı olarak çok rahat,tüy gibi hafif kalktım yataktan ve saate bakmadım ilk defa bir sabah 'du bakayım kaçta kalkmışım lan,toruna anlatırım' diye.Bugün ilk defa bu kadar iştahlı yedim,bugün ilk defa yıllar sonra en sevdiğim şarkımı söyledim.Sanırım bugün özelknmlçsasa
(Bu satırları yazarken babam son nefesini vermiş.yazısı yarım kalmış,kesin özür diliyordur ve kesin gözü açık gitmiştir.yazısına hiç dokunmadım,başı klavyeye düşmüş son kelime o yüzden garip kusuruna bakmayın ama dedim ya bir harfi dahi düzeltesim yok.Bu yazısında onun yerine hepinizi ben öpüyorum,kendinize iyi bakın--------------Yavuz Demir Güçdemir)
21.04.2010
Genç Norveçli Balıkçılar Rahatsız
Yaklaşık dört yıl önce Neutrogena adlı kozmetik firması,üretmiş olduğu el kremleri için yaptığı reklamlarında Norveç halkından balıkçı olan kesimin kendi el kremlerini kullandığını iddia etmişti.Son haberlere göre ise Norveçli balıkçı halkın saf ve temiz duygularıyla oynanmışa benziyor.
Norveçli balıkçılar yaptıkları eylemde,önce kendilerini ekmek tekneleri olan sandallarına zincirlediler.Protestolar,balıkçıların halka oluşturup bir yandan dönüp bir yandan da ellerindeki pankartları sallamalarıyla devam etti.Az sayıda balıkçı,kozmetik firmasını soyunarak protesto etmek istediyse de Norveç'in çetin hava koşullarına dayanamayıp protestolarını yarıda kesmek zorunda kaldılar.Protesto,balıkçıların kendi aralarından seçmiş olduğu bir sözcünün önceden hazırlanmış bir metni okuması ile sona erdi.
Norveçli balıkçıların sözcüsü,herşeyden önce kendilerinin de tüm dünya erkekleri gibi gül kokulu vazelini tercih ettiğini belirtti ve "Sevgili basın mensupları,öncelikle bizim paramız o firmanın el kremine yetmez;ayriyeten sürsek dahi bizim işimiz sürekli su içinde,balık içinde.O krem on dakikaya kalmaz elimizden akar gider.Bizler geçim sıkıntısı olan insanlarız.Zar zor elimize geçen iki kuruş paramızı da maksimum on dakika içinde elimizden akıp gidecek o pahalı kremlere veremeyiz.Buna karşın gül kokulu vazelin işimizden çıkıp eve geldiğimizde bile onca yıkamaya rağmen geçmiyor.Evladiyelik evladiyelik!" diye ekledi.Balıkçıların sözcüsü kendilerini reklamlarında izinsiz ve asılsız şekilde kullanan bu firmaya da 1 Norveç kronu tutarında manevi tazminat davası açacaklarını belirterek basın açıklamasını sonlandırdı.
Şimdi gözler Norveç mahkemelerinden çıkacak kararda.
zaytungda yayına konulmayan haberim
20.03.2010
10.03.2010
Devlet Bahçeli Hesapları 101
Efendim 3 Mart benim doğum günüm idi.Şimdi içinizden 'Vay şanslı çocuk,eşsiz camia Beşiktaş'ın kuruluş yıl dönümünde doğmuş.' diyenler olacaktır.Lütfen nazar etmeyin,isteyeniniz olursa ben imal tarihimi bizzat beni yapan emekçilere sorar söylerim;siz de kendi çocuğunuz için o vakitte çalışmaya başlarsınız.Efenim konu bu değil aslında şu:
Okur be!<---(İçli bi ses var burada)
İnsan yaşlandığını doğum günü gelince farkediyor.Tamam saç ve sakalımda tek tük hasıl olan beyazlar bana mesaj veriyordu fakat doğum günü gelince insanın farkındalığı tavan yapıyor.Çok hoş sürprizlerle geçti doğum günüm ve emek harcayan herkese ayrı ayrı teşekkür ederim,zira hayatımdaki en güzel doğum günüydü bu fakat beni asıl vuran doğum günü sabahında izlemiş olduğum futbol programı oldu.Sürpriz çerçevesinde beni öğlen 2 ye dek ısrarla evde tutan arkadaşlarım yüzünden o vakte kadar can sıkıntısıyla Lig tv izledim.Kah fenere güldüm neşelendim,kah Beşiktaşımın bu seneki çirkin formalarını görüp hüzünlendim.Vakit akıp giderken 'Hey gidi günler' diye bir program başlattılar.Hop baktım Fenerin cart mavi formalı döneminden maçlar var,hop galatasarayda arif oynuyor,hop Beşiktaşımda Sergen olsun,Nouma olsun,İlhan,Tayfur olsun top koşturuyor.2002-2003 senesinden maçlar veriyorlar.Ben dün gibi hatırlıyorum.Hem o maçları hem o maçların oynandığı zamanlarımı...Ehehe diye acı acı güldüm.Ehehe şeklinde gülünce insan filmlerdeki gibi acı acı gülemiyor ama,dolayısıyla acı acı gülmek isterken mal mal gülüyordum habersiz.Zaten ağzım büyük olduğundan tek bir gülüş şeklim var o da mal mal gülüşe denk geliyor.Neyse konumuz bu değil.
Şimdi Devlet Bahçeli gibi sağdaki sıfırlar,ortadaki sıfırlar,çıkar,topla ne kaldı diye işlem yapalım.2010 - 2002=? Ne kaldı? Sehiiiz!Okur be,sekiz yıl geçmiş o zamanların üzerinden.Yaş olmuş 23.Hey gidi dedim programın da dememi istediği gibi.Okul seneye bitiyor,gurur duymuyorum ama uzattım,elimde değildi.Fatih Terim'in de dediği gibi "vat ken ay du samtayms ehheh".Seneye bitecek ımınırzınısiktiminin bölümü.Askere gidicem,gelicem.E sonra?Sonrası iş!
İkircikli düşünmüyorum,evham yapmıyorum.Kalkıp ne zaman emekli olacağımı düşünmüyorum.Sadece 1.5 sene sonrasını düşünüyorum.Bölüm bitmeye geldi,sor bana ne biliyorsun diye.Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir derim Sokrates gibi.Sanırım o da felsefe bölümünde okurken 3. sınıfta repeat olduktan sonra söylemiş bunu.
Ataerkil bi toplum olmamızla sürekli övünen ben,kalkıp ilerde orta boylu al yazmalı yarin eline mi bakacağım?Bakarım aslında,çok da hoş olur ama ben bu boku yersem ilerde kalkıp bıyık bırakmaya yüzüm mü kalır?Yazı yazma kabiliyetim vardı,onun da üzerine gitmeye gitmeye sikertip attım.Anama babama söyleyemediğim gelecek korkusu sardı başımı ey okur be.Şöyle gıdacı tanıdığı olan bizzat bana dönsün diye yazdım bu yazıyı.Beni tanıtsın bu yazıyı okuyan,gıdacı tanıdığına.Özünde iyi desin,tuttuğunu koparır cevval çocuk desin.Söz ben kimseyi yüzüstü bırakmadım sizi de bırakmam.Ya da bir dergide iş de olur lan!Onu daha seve seve yaparım.Ha can okur,ha bal okur?Sen yaparsın.Seni seviyorum...
yeni yaşımda heppinizi kucaklarım sayın kitle...
9.03.2010
Bu İşte Bir Yalnızlık Var?
Televizyon kanalım olsa
Sana yemin sana söz
Yirmidört saat seni gösterirdim insanlara
En iyi makyaj hariç
Bütün oskarları
Çekinmeden
Bir an tereddüt bile etmeden
Sana verirdim
Niye makyajı da vermedin diyip açgözlülük edersen
Senin doğal halin yeter
Maksfaktörü sikeyim,avonu,orifıleymi sikeyim derdim.
Sakallı,kıllı da olsan güzelsin
Sivilceli de
Bangladeşli olsan da güzelsin
Çorumlu da...
Benden hep kaçıyorsun fakat
Beni de bırakamıyorsun.
Ben anlamam bu işlerden,bi atasözü okudum da aynı bizim durum lan dedim
Göz temasımız yok senle belki
Ama gönüller iç içe geçmiş hey Hat!
Niye gözümün önünde durmazsın hiç
Ne buldun arkamda
Yoksa her başarısız erkeğin arkasında sen mi varsın?
Olsun
Bir fırsatım olsa keşke
Olsa keşke de sarsam seni kollarımla
Senle ilişkiye girmişliğimiz yok
Ama sen,
Sen
Ey mühür gözlüm,bakışlarına bir kez olsun şahit olamadığım türkü bakışlım
Sen,her gün bir kez çocuğumuzu doğuruyorsun.
Bazen iki güne bir,bazense günde iki defa.
Sonuçta doğuruyo musun doğuruyosun.Nokta.Bitti.
Her neyse maralım,
Çocuklarımız bazen vitaminsiz bir cıvık,
Çoğunlukla da beton gibi evlatlar
Ama ey tombul yanaklım
Ey sivilcelerini emdiğim
Niye o çocukları hep buz gibi sulara gönderiyoruz.Günahı büyük...
Hadi anlayışlı olayım,hazır değilsin çocuk büyütmeye diyeyim de gerginlik olmasın yar
Evde seni sayıklar oldum,
Hakeza okulda da.
Başbakan olup ulusa seslensem
'Ulus'a hep seni anlatırım.
Açılıma yeltensem
İlk senin açılımını yaparım insanlığa
Senin üzerine Truman Show yaparım
Herkes görsün seni deyu
Herkes seninle nasıl da gururlandığımı bilsin deyu
Başlığa takılma,google da tuna kiremitçiyi arayan bayanları düşürürüm belki diye öyle yaptım
Asla düşünme
Seni tuna gibi gay bi şekilde
İbinah bir şekilde değil;
Mertçe,
Erkekçe,
Türkçe,
Kanaliçe seviyorum.
---------------------------------Canım gibi sevdiğim götüme yazdım bu şiiri.Canım popoma yazdım.İki sivilceli yanağından en içten duygularımla öperim
