24.04.2009

Dikkat Dikkat!!

saat 3 civarında öndeki arabaya çarpmak suretiyle kaza yaptım.ağzım burnum yerinde çok şükür fakat arabanın ön tarafı artık yok.aksi gibi arabanın kaskosu tam 1 hafta önce bitmiş ve ben yenilemeyi bu haftasonuna ertelemiştim,4 milyar götüme kaçacak anlayacağınız.blog u okuyan herkese sesleniyorum:çeviri işleri yapmaya başlıyorum gün itibariyle.üst düzey ingilizcem var.etrafınızda çeviri vs işleri olanları mümkünse bana yönlendirin

(şaka falan değil,ciddiyim.)

17.04.2009

Pada(ONE)

                          Ey okur!Bu yeni projem olan bir öykü dizisinin ilk halkası,girizgahıdır.

-------------------------------------------------------------------------------------------------

              "Sen seçilmiş kişisin,kanındaki birşey çok yüksekmiş Yoda söyledi." dedi."Alkol?" dedim,"Yok lan midoklorian mıymış neymiş,Jedi olmanın bir numaralı kuralıymış" dedi.Ne ara benden kan aldı da test ettirdi diye düşünedurayım bir gün öncesinde Pes 2009 öncesi 'Kan alırım' diye bağırışları aklıma geldi.Yenilmemin ardından mecazi konuşmadığını bir tüp kan alarak ispatlamıştı.Şaşkınlığımı üzerimden atar atmaz sevince boğuldum. 'Usta sen bana o ışıklı kılıçtan ver,bir de adımı sizinki gibi klasımsı birşeylere çevir ben her türlü varım.'dedim. O kolaymış.Cebinden bir lightsaber çıkarıp verdi.Ne renk diye sordum,maviymiş,Abi grili siyahlı bişeyler yok mu dedim,yokmuş.Çaresiz kabul ettim lightsaberımı.Sonra bir kağıt kalem çıkarıp tutuşturdu elime.İmzala dedi,imzaladım okumadan.Ne olduğunu sordum kağıdı uzatırken.Önemsizmiş,kılıcı üzerime zimmetlediklerinin bir belgesiymiş.Kılıca birşey olursa benden bilirlermiş.Buna rağmen hemen bir koşu tuvalete gidip lightsaber ımın kabzasına forza beşiktaş yazdım,yetmedi bir de üç hilal kazıdım.Kabzası artık bana özeldi.Padawan sürecim bu şekilde başlamaktaydı.

                Beni konseye götüreceğini söyledi,orada da son kez Yoda'nın onayını aldıktan sonra beni bir Jedi'ın yanına öğrenci olarak vereceklerini belirtti.Yola koyulduk.Yürürken aklıma adını bilmediğim geldi,1 haftadır arsız gibi eteğimin dibinde dolanan adamın adını bilmiyorudum daha,sordum söyledi.Obi Van Kenobi'ymiş adı.Yol boyunca Jedi'lığı övdük Obi Van'la birbirimize.Dark Side'a kavgada ağza alınmayacak şeyler söyledik.Şakalar yaptık konseyle alakalı. 'Konsey monsey olay baya bir Kurtlar Vadisi'ne dönmüş  Obi Van abi,yoksa Yoda'nın lakabı da Baron mu tsısısı ısısısı' diye espri yaptım hatta.Güldü,gülüştük.

              Konsey odasına geldiğimde ilk önce büyük bir kapı karşıladı beni.3 parmağım havada şöyle bi sağdan sola attırdım elimi,açılmadı kapı.Daha gücü kullanmayı bilmiyormuşum,ondanmış.Öyle dedi Obi.Kapıya akreditasyon kartını okuttu tuffuf diye açıldı koca kapı,konsey odasına geçtik.Yoda'yı gördüm kapının tam karşısında oturan ekibin ortasında.Bi koşu yanına gittim,eline yapıştım.Öptürmemek için iki büklüm oldu ama öptüm yine de. "Ol berhudar" dedi.Diğer masterları da sağ elimi kalbimin üstüne koyup başımı eğerek 'Selamünaleyküm masterlarım' diye selamladım.Herkes 'Vealeykümselam' dedi bir tek Yoda 'Selamvealeyküm' dedi.

            Beni konsey salonunun tam ortasında bir yere,tam karşılarına oturttular.Söze Obi Van Kenobi başladı.Bir süredir beni izlediğini ve bende çok çok yoğun bir force hissettiğini anlattı konseye.Konsey de onu hmm hmm diye dinledi,Yoda da hmm hmm diye dinledi.Obi Van sözünü bitirince Yoda "Bu çocukta ben hissetmemek kötü birşey Anakin'de olduğu gibi." dedi."Bundan sonra sen Obi Bali Smail'in öğrencisi olmak,padawan olmak.Büyük Jedi olmak ilerde." diye devam etti ve "Adın da Qui Sar Gammaron" şeklinde sözlerini bitirdi.

            Yeni ismim hoşuma gitmişti,kılıç da iyiydi,yoda sözlerini bitirir bitirmez hemencecik saçlarım Padawan saçı da oluvermişti.Çok mutlu oldum,bu mutluluğumu bir keyif sigarasıyla şenlendireyim istedim.Pakedi cebimden çıkarıp konseye ve master'ıma uzattım.Kullanmıyormuş hiçbiri,Obi Bali 'Sadece puro içerim ki oğlum ben' diye karizma yapmaya çalıştı,etkilenmedim.Işın kılıcımı 'Voiiioonnnnn' diye çalıştırıp sigaramı yaktım.Master Windu 'Var mı aklına takılan birşey yavrum?' diye sordu. "Var" dedim,"Efendi Yoda az önce 'bu çocuğun içinde kötü birşey görmüyorum' dedi lakin bende az biraz şehvet var,porno morno izliyorum arada,sorun olmasın?" dedim.Sağ olsun Master Obi Bali Smail içimi rahatlattı : "Bak hep duyuyorsun adı geçiyor bizim bir Anakin vardı.Karıya kıza taktı,götü başı dağıttı.Sen rahat ol çek 31'ini dalgana bak"

           

              Biraz oturup muhabbet ettik,sonra Padme'nin ikizi salona büyükçe bir kutlama yaş pastası getirdi.Pastanın üzerindeki mumları üfler gibi yaparken,pastayı keser gibi yaparken fotoğraflar çekildim.Gazımı alamadım Yoda'yla ve diğer tüm konseyle facebook fotosu çekildik,myspace fotosu çekildik.Çocuklar gibi şendik.İlerleyen dakikalarda konsey kendi arasında force kullanarak pasta savaşı bile yaptı.Benim henüz force u kullanma konusunda bilgim olmadığından elimi kullanarak savaşa eşlik ettim.Artık bir padawandım.Qui Sar Gammaron'dum.

                                                                                                                        DEVAM EDECEK...

9.04.2009

Ben İşin Bilgisindeyim Aga!..

       İlk küfrümü ettiğim yıllar işte.Yaş 7-8.Bin emekle Mario'yu finale getirmiş akabinde görüntüyü kaybetmiştim.Adaptör patlamış,sigorta atmış."Mario kere ananı sikeyim senin!" diye Mario'ya sövdüm,yetmedi "Adaptör kere seni icat edenin ..." diye devam ettim.Annem duymuş

          Yaş 7-8 idi.

       Dışarı çıkmaktansa evde,ayak parmaklarıma ya da avucumdaki çizgilere bakmak daha eğlenceliydi o zamanlar.Fakat ne zaman ki ilk küfrümü ettim;küfrüme sebep olan atari annem tarafından derhal yasaklandı,bu durum 'Çocuk evvde mal gibi avucuna,ayağına bakıyor.Çıksın dışarı da iki insanla konuşsun.' düşüncesiyle dışarı çıkarılmamla devam etti.Solucan bölmek hoşuma gider oldu dışarıda da . Yağmur yağdığı zamanlar en keyifli olduğum zamanlar olmuştu.Daha önce doğum günü yazımda da söylemiştim ya :'Ben sevdiğim,istediğim birşeyi elde ettiğim zaman mutluluğum uçup gidiyor.O elde etmeyi istediğim şeyin hayaliyle yanıp tutuştuğum zamanlar ise deli gibi keyif alıyorum hayatımdan.'.O yüzden solucanların dışarıya çıkmasının habercisi yağmur zamanı daha keyifliydi işte.

          Her gün her gün dışarıda kaldığınız takdirde illaki biri yanınıza gelip sizle iletişim kuruyor,öyle ya da böyle.En basitinden "Kime geldiniz la siz?" diyen bir adam görünümlü çocuk takılıyor peşinize.Böyle solucan ameliyatlarım sırasında ben farkında olmadan birçok çocukla tanışmışım.Bir gün bir baktım epey bir çevrem olmuş.-Çok insanın hayatımda olmasından korkarım.O zamanlardan gelen bir huy demek ki.Çok insanın sorumluluğunu sevmem,istemem,korkarım.Ben sabah anneme 'Günaydın!' demeye üşenirken cep telefonu alarmının dürtüşüyle yılın 100 ayrı gününde 100 ayrı kişinin doğum gününü kutlamayı nasıl becereyim?

          Yere bakarak yürümeyi severim,niye birilerine selam vermeyi es geçmeyeyim korkusuyla başım yukarıda yürüyeyim.

           Sokaktaki birkaç haftamın sonunda bir futbol topu aldırdım özentilikten.Birinden özenip aldığım ilk şey o toptu.İkinci ve son şey ise lise 2 de aldığım renkli ekranlı,polifonik cep telefonuydu.Herkes derste oyun oynar,bluetooth la birbirine müzik atario müzikleri derste hocayı sinirlendirmek için gizlice çalardı.Özendim,A1018 imi bırakıp T610'a geçtim.

           Mahallede birçok çocuğun topu vardı ve o gün maç kimin topuyla yapılıyorsa o top sahibi oyun sırasında "Top benim oğlum!" diye söze girip kendince kurallar koyma hakkına sahipti.O zamanın parasıyla hayli yüksek bi meblağa aldığım top mahalle sınırlarına girince milletin topları ortadan kalktı,her maçın top sahibi ben olmaya başladım.Şimdiki aklım olsa o kıymetli topum için "Asfaltta oynanmaz oğlum bunla ki!" der,kendisini halı sahalara saklardım.Ama çocukluk işte,çıkarıp asfalt üzeinde şehvetle tepikledim,tepiklettim meşin yuvarlağı.

             Sonraki günlerde sabah erken,öğlen sıcak,akşam geç vakitler farketmeksizin sürekli kapımız çalınmaya başladı.Solucan kesimi veya top tepimi sırasında tanıştığım ama gözümdeki yerleri 'Merhaba-Merhaba' dan öteye geçmeyen çocuklar zili eskitir oldu.Şimdiye uyarlayıp ruh halimi aklınızda oluşturayım sevgili okurlar(okuuur nasılsın lan?yeminlen yazı bitsin de yorum yap diye sabırsızlanıyorum.Yazı bahane maksat yorum üzerinden sizle laklak)öhürm evet aklınızda oluşturayım sevgili okurlar:

           Şimdi 23 yaşındayım.Birileri kalkıp sürekli beni partilere,barlara,aktivitelere çağırsa;'Vay sensiz olmaz','Vay sen kralsın' deseler ne olur benim ruh halim?

           Evet!Göt kalkımı yaşar.Ben de 8 yaşımda yaşadım işte o göt kalkımını.Benden 2-3 yaş büyüklere küfürlü ünlemlerle seslendim.Yaşıma başıma bakmadan mahalle esnafına ismiyle hitap edip ürünlerine zarar verdim.Cümlelerim emir kipi modunda seyretmeye başladı.Tüm mahalle çocukları bir benim sağlığıma duacı zannettim.

            Öyle değilmiş işin aslı.

             Onlar işin topundalarmış meğer.

             Çok sevdiğim topum,alınışının 4. ayında görkemli bir şekilde dikenli tellere saplanarak oracıkta havasını teslim etti.Ben henüz işin ciddiyetinin farkına varamamış halde :'Halil!Senin hem basket hem futbol mikasanı getirsene,metirsene' diye hala emir yağdırıyordum.Mikasa hiç gelmedi,evlere dağıldık.

            Sonraki günler kapı çalınmaz oldu.Camdan dışarı baktığımda ise oyunun,eğlencenin aksatılmadan devam ettiğine şahit oluyordum.Gerizekalı bir çocuk olduğumdan ancak annemin laflarıyla kendime gelebildim,durumu anlayabildim.

           'Onlar işin topundalarmış yavrum!'

           Belki de o yüzden şimdi meta yerine işin bilgisindeyim ha?Gömlek alacağına;gömleğin tarihçesini anlatsan ya bana.İşte o zaman vecd ile bin secde ederim.

29.03.2009

Mürekcaps+lock

Bu günlük gibisinden bir yazı olacak ama olsun.

Efenim bugün bayram sabahı kalkann çocuklar gibi şendim.Malum seçim günüydü.Pazar sabahı olmasına rağmen kahvaltımı alelacele yapıp oy vermeye koştum.Oylarımı kullanırken mührün cazibesine kapılıp tüm kolumu evet evet evet diye mühürledim perde arkasında.Sık sık perdeden çıkıp ıstamdapan mürekkep tazeledim.En sonunda duruldum ve çıktım kabinden.3 zarftan sonuncusunu da sandığa atıp işaret parmağımı uzattım görevliye.Parmak mürekkepleme yok artık dedi.Ondan sonrasını hatırlamıyorum.Bileklerimi kesmişim o kağıttan oy pusulalarıyla.

Daha da oy kullanmam zati,varsın ceza gelsin.mürekkepim,seçimleri sevme nedenim alınmış elimden neyleyim gerisini.

Şimdi ders çalışmam lazım.Yarın gıda mikrobiyolojisi vizem var lakin hiç çalışasım yok.O daire grafikler yok mu?Aaaah ah var ulan.Kapıldım büyünüze.Şimdi internette istatistik sitelerine girip girip en az sizin kadar güzel grafikler arıyorum ey daire grafikleri.Sütun varmış,tanıştım,ama sen gibi değil o sarmadı beni.Daire grafik ve parmak mürekkepleme ikilisi illaki sadece seçimlerde karşıma çıkacaklarsa ömrümün sonuna dek hergün seçim olsun lan!Kahvaltıda ne yiyeceğimi seçeyim,okula giderken ne giyeceğimi seçeyim,ihalede kozu ne yapacağımı seçeyim,seçeyim de seçeyim.

Parmak mürekkeplemeyi kaldıranların ağzına sıçayım da sıçayım.

21.03.2009

Yıl 2022

Nasıl bir hata yapmıştım?Henüz 35 yaşında olmama rağmen karımla şokella kaplarımızı ayırmıştık.Seksüel yeteneklerimizi henüz kaybetmemiş olduğumuzdan şimdilik yataklarımız aynıydı.Nefret ettiğimi bin defa dile getirmeme rağmen şokellayı çatalla yiyen,süren bir kadınla nasıl evlenmiştim.Pollyannacılık oynuyor ,'Allahtan reçele,bala ekmek banmıyor yoksa katil olurdum lan!' diye teselliler sunuyordum kendime.

              Bir de kızım var.Kızım olmasını istemezdim hiç gençliğimde ama oldu hem de malesef güzel bir kızım oldu.Şimdi 12 yaşında,adı Zuhalsu.Kızın başına birşey gelmesin diye koruyup kollamaktan ben helak oldum.Zira günümüzde yapılan araştırmalarda elde edilen verilere göre kutuyu açtırma yaşı 9'a düştü.Bu yaşta henüz erkek çocuklar ergenliğe girip kutu açma kapasitesine sahip olamadıkları için bilimum zerzevattan şüpheleniliyor.Nice zamandır eve patlıcanmış salatalıkmış kabakmış sokmadım.Hasretim sebzeye.

             Geçenlerde nereden esti bilmem,girdim kızımın odasına.Duvarlarında "Sanat Güneşi Ajdar" posterleri olan odasında sinirlerim bozulmasın diye duvarlara bakmamaya çalışarak kızımla konuştum.Lakin ince konuşmayı beceremem,beceremedim de...

              'Yavrum,baba kız artık birşeyleri paylaşmalıyız,senin erkek arkadaşın var mı bakalım?'dedim.

              'Bna çk ktü dvrandı vve gttieeaaaaühüühühü' diye ağlamaya başladı.'Aha' dedim 'Kızın kutusuna ilişip kaçmış.Emin olmadan gidip öldürmeyeyim çocuğu lightsaber'ımla,ne de olsa can taşıyor' diye düşündüm.O yüzden kızımdan detay vermesini rica ettim.

              'Yavrum ilişti mi sana?' dedim.

              'Yok baba.nağlakaki yaniee!' dedi.

              'Peki o çocuğu geçelim,herhangi bir insan evladı,bir başkası ilişti mi sana hiç?'dedim

               'İlişmek ne bba?'

               'Ya siktiler mi seni hiç diyorum kızım tövbe tövbe.'

              'Bba ya çk kbaasın bikere tmam mıııııı!Yk öle bşiy hç oolmadıaaa!' dedi

               Hay senin yamrı ağzına sıçayım dedim içimden.Kızımın bu cevabı içimi rahatlatıp mutlu etmişti beni.Ama bir yanım da üzgündü,keşke biri ilişmiş olsaydı lan kıza diyordu.Zira Aile Şerefi'ndeki Yaşar Usta gibi,kızıma ilişen adamın babasının karşısına geçip 'Bak beyim...' diye başlayan o meşhur tiradı da geçmek isterdi bu deli gönül.Yıl 2022 ama hala Aile Şerefi oynuyor tvlerde.7 boyutlu filmlerimizden sıkılınca açıp izliyoruz maaile.

              Ey okuyucu,birebir sohbet etmiş olduklarımız bilir,hep güzel bir kadınla evleneyim istedim gençliğimde.Bu sayede üstün ırk yaratmaktı hedefim.Ama bu güzel kadının meyvesinin kız olacağını düşünmüyordum hiç.Oğlum olur,o da annesinden güzel dış görünümü,bendense düzgün kaşlarımı alır ve çok yakışıksal bir eleman olur diye düşünüyordum.Sonra bunun yaşamı boyunca çevresinde güzel kızlar olur ve bu güzel kızlardan olgun erkek hastalarını da ben alırım kendime diye tatlı hülyalara dalıyordum.Olmadı,kız oldu.Hanımsa ikinci çocuğa izin vermiyor.Kaç defa prezonun ucunu gizlice delip girdim ilişkiye ama olmadı,gitti aldırdı günahsız çocukları.Ben günah içinde kaldım yeminlen.Bu arada evet 7 boyutlu görüntü veren tvlerimiz var ama hala ilkel prezoyu geliştiremedik.

              Gıda mühendisliği yapıyorum.'Hani yazar ya da senarist olacaktın lan!' diye bağırıyorum aynaya bakarak arada.Bazen de ekliyorum 'Are you big player?' diye.

             O gün çizgili pijamamı çıkarıp çağımıza -ki çağımızın ismi alüminyoum çağı-uygun kıyafetler giymek için dolabımı açtım.Parlak parlak,bundan 20 yıl önce giyip sokağa çıksam 'OĞLAN' diye çağırılacağım kıyafetlerden birini seçip işe gidecektim.Fakat dolabın kapağını açmamla iki çıplak adamı karşımda bulmam bir oldu.İkisi de edep yerleri yerine gözlerini kapıyorlardı.Hemen birkaç saniye  içerisinde kendi uzvumla onlarınkini karşılaştırıverdim.Neşelendim.

              Gardrobumda iki çıplak adam bulmama rağmen gevrek gevrek gülüyordum.Hemen olmam gereken hale ciddi bir hale döndüm.'Kimsin lan?' dedim

               "Amcacım ben Zuhalsu'nun erkek arkadaşıyım,memnun oldum tanıştığımıza"

               "Ben olmadım lan.Söyle kızıma iliştin mi ha?" dedim.

               "İlişmek ne amcacım?" diye sordu.

               "Siktin mi kızımı laaan,adamı delirtme" diye bağırdım en sonunda.Bu ise "Ya amcacım siktim tabi.Vallahi Avropalılaştık.Yıllar önce benim bi Fransız sevgilim vardı.Bi gece babası çekti beni kenara 'Dün sen kızımı niye iskmedin?' diye bi güzel dövdü.O gün bugündür tuttuğumu öperim."diyerek ölüm fermanını bizzat imzaladı.Dizimle vura vura kötürüm bıraktım iti.Sıra diğer elemana gelmişti.Adamı sorgusuz sualsiz kötürüm bırakmaya karar vermiştim lakin dizimi kaldırmamla 'bir saniye efenim benim durumum biraz farklı' demesi bir oldu.Durdum,dizimi indirdim. "Efenim ben o kızla herhangi birşey yaşamadım,yaşamam da sözkonusu değil zati." dedi.Sevinmiştim,tam ağzımı açıp 'Aferin ' diyecekken "zira o kız benim öz evladım,babasıyım ben onun" diye devam etti.Dizlerim üzerine çöküp kaldım."Yıllar yılı 'Kaşını gözünü babadan almış,sinir hastası olma huyunu babasından almış' diyip durdular,nasıl olur lan?" diye haykırdım.

              Bana gerçekleri anlatmaya başladı.Bir ara dikkatimin başka şeylere kaydığını görüp sinirlendi,neden kendisini dinlemediğimi sordu.Anlattığı şeylerin ciddiyetinin şu anki hali olan çıplaklığı sebebiyle uçup gittiğini belirttim.Dolaptan röbdeşambrımı alıp anlatmaya devam etti.

              Ey okuyucu ben yıllar yılı kocaman bir yalan yaşamışım meğerse.Kızım başkasındanmış,o kürtajların hiçbiri benden kaynaklı değilmiş,karım diyip koynuma aldığım el kızı başkalarıyla seksten sekse koşuyormuş.Ben ise zaten kısırmışım.Kısır ne lan???Hemoroid bile ilk duyuşta bir 'Vay!' dedirtirken kısır ne Allah aşkına.Karşımda duran adam sözlerini kısır olduğumu açıklayarak bitirdiğinden ve benim beyin mekanizman sadece son söylenenleri hafızada tutabildiğinden ben sadece kısır oluşuma üzülüp hüzünlendim.Yıkılmış bakışlarla testislerimi avuçladım.Yıllar öncesinden hayal meyal hatırladığım bir türkü geldi aklıma nedense 'Testisi elinde' isimli.

              Dizimle vuramadım kendi testislerime hınçla.Yaş otuzbeş yolun yarısı edermiş.

               

14.03.2009

Seks Seks diye nicesine sarıldım (mim içerir!)

Blog yazarlarından kimi ha kimiii?!!

Sami hazinsesten gelen mimi göğsümde yumuşattıktan sonra yere indirdim.ama biliyordum ki sonrasını da getirmem gerekirdi.ömrüm boyu maç sonunda " iyi mücadele ettik" diyen adamla kendimi özdeşleştirmiş olan minimal teknik kapasiteli ben,hocam Arasones tarafından bana görev verildiğini gördüm ve elimi taşın altına sokmalıyım dedim.

Konu puccadan ve sami beyden okuduğum üzere seks.şimdi ben buraya "hayatta blogdan biriyle yatmam lan" yazsam biliyorum en ufak bir havam olmayacak,mailim 'ne olur benle seviş!!!' diyenlerle dolmayacak.hatta tam tersi bir dahaki sefere 'blogdaki ibneler' başlığı altında mimleneceğim ve blog u okuyan babam tarafından dehşetengiz diz darbeleriyle öldürüleceğim.o yüzden "blogumu okuyan bilimum DİŞİlerle çiftleşesim var babacığım!" diyor,dişiyi vurguluyor ve bu satırlarla babamın gönlünü fethediyorum.

Ha blog unuz var ha yok benim için farkmaz ey müridlerim.Sakın bundan Demirbey nefes alana saldırıyor diye bir düşünceye kapılmayın.Benim de kendi çapımda beğenilerim var elbette.fantezilerim bile var lan.İnanın az biraz param olsa bildiğiniz ıssız adam olur liseliden jimnastiğe,ofisten öğretmene,mordor'da seksten deathstar'da sekse .. binbir türlü fanteziye koşardım.çirkinim lakin para bende.sözüm parama geçer.Sizinle sekse gelmeden önce de şifonyerimin don çekmecesini açar,vakti zamanında 20 liraya kıyıp aldığım mor-sarı çiçekli,yanardönerli,markalı donumu giyer gözünüzde vaay süper iç çamaşırı diye saygınlığımı da kazanırdım.duşumu önceden alır olası bir tiksinme ve beraberinde yatağı terketme durumunu da en başından engellerdim.kulağınıza 'elimi tut,beni hisset.ben senim sen de bensin.şampiyon beşiktaş'  der tırto film kalıplarını kullanarak ateşinizi de yükseltirdim.sabah uyandığınızda yatakta ben olmayınca da korkmayın,bakın uyarıyorum şimdiden.bilin ki ya aşağıya fotomaç,sigara almaya inmişimdir ya da mutfakta-ekstra bir gecelik seksin kapısını zorlayan bir hareket olan- kahvaltı hazırlama eylemine girişmişimdir.pastırmalı yumurta yanında süt ,nefisss.(mutfağa bir girdim mi içine sıçarım,onu da sen temizliyceksin beybi)

geniş arşive sahip olduğumdan dolayı takıldığımız yerlerde football manager-tactics-hücum adlı klasöre girer 1001 filmden birini açar,aklımıza takılan pozisyonları ve dahi aklımıza gelmeyen pozisyonları çalışır tekrar denerdik.bilmemek değil öğrenmeyip de yapmamak ayıp.uf ya seks garip lan mürid(yazar okuyucuyla sohbet havasında yazıyor).hayvanlar da yapıyor,biz de yapıyoruz,wookieler de yapar,e.t bile yapabilir,ama böyle üzerine konuşunca insan bi isterik oluyor.buna tıpta ister ya(histeria ahhah) demişler hatta.

kısaca ben müridlerimi ve okuduğum blogları sevmelere doyamazken issskmek de nerden çıktı.henüz ön sevişiyoruz,işteş fiil.

bana 'yakışıklı' diyip aylardır göt kalkımıyla beni meydanlara salan julie me göz kırparım,ah blog un olsaydı da mimleyeydim derim ve mimime geçerim.

sayın uçan hollandalıyı

uzun bir isme sahip get out of your shell now! hamfendiyi

juninhoooooooooooooooooooooooooooyu

cerenimis ve 

metzelder bey i mim içinde bırakıyorum efem.

5.03.2009

Bu da mı Gol Değil?


             Youtube açıp birbirmize komik videolar izletiriz günün birinde belki.Videoların nasıl çekildiğini,çeken insanların nasıl ruh halleriyle o işlere bulaştıklarını düşünürken bir sohbete başlarız belki.

             Bir sen video açarsın bir ben açarım ve biz videoları tüm hayranlığımızla izlerken sen bana birşeyler katarsın,ben de sana birşeyler katarım.

           "Bak şunun en komik yeri burası,bak bak bir daha izle."

           "Boşluğa 'İstanbul'un Gerçek Fatihi' yazsana!"

------------------------------------------------------------------------------------------------

            Elini tutup bütün gün inşaat izleyebilirim belki.Kullanılan demir ve çimento miktarları ve bunların tutarları üzerine başlayan sohbetimiz bizi müzik,edebiyat,sinema ,bilim,tarih vb konularda bilgi alışverişine sürükler.

            Vinçler inip kalkar ve biz onları tüm hayranlığımızla izlerken sen bana birşeyler katarsın,ben de sana birşeyler katarım.

           "Kaç günde biter ki bu inşaat?"

            "Acaba kaç kişi ekmek yiyor lan buradan?"

-------------------------------------------------------------------------------------------

            Omzuma başını yaslarsın,bir kaza sonrasını izleriz belki günün birinde."Kaza nasıl olmuş?"diye fikir yürütürüz belki.Kurtarılan yaralı olursa alkışlarız.Bunların arasında da yine sohbet ederiz.

            Araba enkazını çekici kaldırır ve biz bunu tüm hayranlığımızla izlerken sen bana birşeyler katarsın,ben de sana birşeyler katarım.

           "Frene geç basmış,erken bassaymış kaza olmazmış zati."

           "Kaç paralık hasar çıkar acaba?"      

Yeah kafamdaki süper ilişki bundan ibaret.