31.01.2010

Demirören Demirören Bulunmaz Eşin!!!

 Bugün benim gibi milyonlarca Beşiktaşk sevdalısının gözü aklı fikri olağan genel kurulda olacak.Yeter çığlıklarımızı ninni diye oğlu Cemal'e dinleten,en büyük Beşiktaşlı olduğunu iddia eden ama biz taraftarlara göre gün geçtikçe klübün içine sıçan,elinde 10 lira varken 100 liralık harcamalar yapıp veresiye yazdıran Yıldırım Demirören utanma,arlanmadan nasibini almamış olacak ki bugünkü kongrede başkan adayı olarak boy gösteriyor.Seçilmesine kesinlikle karşı olduğumu anlamışsınızdır.Fakat işin kötü tarafı eğerki Yıldo seçilmezse başkan olacak diğer adam Murat Aksu da pek temiz,icraatlarına güven olmayacak bir adam.Yukarı tükürsen bıyık aşağı tükürsen sakal sendromu.

İçim acıyor şu halimizi gördükçe.O klübün başına gerçekten o klübün kıymetini bilecek olan bir adam gelmeyecek.Ve biz,klübün gerçek sahibi taraftarlar malesef kongre üyesi olamadığımız için bu durumda elimiz kolumuz bağlı ya tutarsalara bakıyoruz.

Son olarak Yıldo seçim konuşması yapmak üzere katıldığı Lig Tv deki bir programda öyle bir laf etti ki elim ayağım kesildi.Halkın takımı diye nam salmış,en büyük semt takımı Beşiktaş'ın gerçek sahibinin kongre üyeleri olduğunu belirtti paşa.Milyonlarca taraftarı yok sayıp, 10 bin kişilik ensesi kalın grubuna yaranma arzusu ile ağızdan çıkan bu sözler karşısında sinirlenmemek elde değil.

Kimse Beşiktaş'tan üstün değildir,ne anne ne baba ne sevgili ne kardeş.Beşiktaş hem annedir hem babadır hem sevgilidir hem kardeştir.Ve Beşiktaş Beşiktaşlınındır,belli bir zümrenin eline oyuncak olarak sunulamaz.

"3hece 8 harf sadece Beşiktaş!"

7.01.2010

MESAJ KAYGILIM




Zalım yarim sakın giyme , ağlatma beni
Ikıl ıkıl uğraşır da açamam
Bana silah zoruyla siktirtme ebeni
Islak ıslak terlerim de açamam
Neyi diye sorma bana,baş harflere baksana ;)

Türkiye istatistik kurumu beni siklemiyor.Seks için yanıp tutuşan gençlerimizden sekse ermek üzere oldukları anda,hiç beklemedikleri halde zıbınla karşılaşan ve bu zıbını çözmeye çalışırken cinnet geçirip hayatına son veren nice koçyiğidimizin sayısını benimle paylaşmıyor.
Ben bugüne dek hallenmeyi arzuladığım kimsenin üzerinde zıbın görmedim çok şükür,görmeyeyim de.Ama bir çok kızımız kıllı belleri gözükmesin diye zıbına koşuyor.Gelin bu sapkınlığa bu sapıklığa bir dur diyelim.Zıbın giymeyelim giydirmeyelim.Ha zıbını çok seven varsa onu da fantezilerinde kullansın. xnxx te sex tags arasında zıbın yazısını görmeyi isterim,ama sadece orada görsem daha iyi.


1.01.2010

Tek cümleler işte

http://twitter.com/demirbey


üzerinde düşünmeden anlık yazmalar=tweet=ben giriyorum

30.12.2009

İki Binon Bir de Camel Soft

2010 için bir haller bir heveslenmeler mevcut bu aralar.İnsanlar bir önceki kutlamalarının üzerinden 365 gün 6 saat geçişi için heyecanlanıyorlar.Hediyeler,mekan rezervasyonları,planlar havada uçuşuyor.Kırmızı don ve milli piyango satışları tavan yapmış durumda.

Büyütüyoruz herşeyi.Bundan on sene öncesinde milenyum milenyum diye tutuşan da bizdik.Milenyumun içine girince bi sikim olmadığını,onunda 1999un da kendine göre bir milenyum elemanı olduğunu idrak ediyoruz.

31 aralık gecesini de diğer geceler gibi evde geçirmeyi düşünen ben son bir haftadır komplekslerden kompleks seçmekteyim.İnsanın sosyallik düzeyi 31 aralık gecesi dışarı çıkma durumuna göre değişiyor birçoklarının gözünde.Tatil bitip de okula dönünce 'Bu sene en güzel yılbaşı programları kanal d'deydi' diyecek olmak gücüme gider oldu.Sonra bir 'Ben bütün gece boyunca Ntv'nin yayınını izledim' diyerek bilimum çevrenin üzerinde entellektüel bir izlenim mi bıraksam diye düşündüysem de bundan da vazgeçtim hemen.Banttan yayınlar izleyip,yayında ve yapımda emeği geçen tüm sanatçıların çekimleri bir hafta önceden yapılmış programlarda adeta 31 aralık gecesiymiş gibi beni kandırmalarını izlemek istemediğimi düşünüyorum bu ara.Sokağa çıkıp tüm halkıma 'Mutlu noeller' diyesim var.

Efendim,tıpkı doğum günlerini kutlamak ve kutlamamak gibi Yılbaşı gecesinde bir aktiviteye katılmak ve katılmamak da sosyal statü göstergesi haline gelmiş durumda canımız yurdumuzda.Bunların da bütün suçlusu,perde arkasındaki Mtv ve Mtv ye hükmettiğini bildiğimiz Amerika ve İngiltere'dir.

Efendim iyi kötü taşlamalarımızı yaptık yılın belki de son entry sinde.

Bu senenin başında gerçekten güzel,bol yazılı bi giriş yapmama karşın son 4 ay içinde hem sizin hem de kendimin pek onaylamadığı bi şekilde yazıya vakit ayıramadım.Bu nedenle sizlerden özür diler,eski formuma kavuşacağımdan şüphenizin olmamasını isterim.Aslında ben yazı yazamadım ya son 4 ay hepsinin sorumlusu amerika ingiltere fransa.alayı top.


8.12.2009

KAŞAĞI


Seks için yanıp tutuşmasına karşın tam olarak bunu yapıp yapamayacağından emin değildi.Zira hayatında -ki bu yaklaşık 25 senelik bir hayat- hiç seks yapmamıştı.Çok kereler yaklaşmıştı sekse,fakat hep birşeyler ters gitmiş,olmamıştı.Osurukvari bir ses tonuyla bir kutu battal boy prezervatif istedi eczacının kalfasından.Kalfa bu osuruk sesi duyamayıp 'Efendim?' diyince,parmağıyla göstererek  'Şunlardan...' dedi 'Şunların en büyük boyundan'.Prezervatifi alıp eczaneden çıktı.Ev yolunda yürürken bütün gözler üzerindeymiş gibi hissediyordu.Yarı gururlu,yarı utangaç tavırla yürüdü tüm yolu.

Eve gelir gelmez ilk işi bilgisayarını açmak oldu.Yıllardır izleyicisi olduğu porno siteye girdi.Sınava son gece çalışıp bu çalıştığının yetmeyeceğini düşünerek tekrar yapma maksatlı sabah 5'e saat kuran öğrenci gibiydi.Sex Tags butonuna tıklayıp video türlerini listeleyen ekranı açtı.'Real amateur'!İşte bu sefer işine yarayan buydu.Dört video seçti.Seçmiş olduğu videolar inerken mutfağa gidip henüz kapağı dahi açılmamış peripellayı alıp geldi bilgisayarının başına.Bir yandan videoları izleyip bildiklerini tekrar etti,bir yandan da bir kavanoz dolusu çikolatalı fındık ezmesi peripellayı kaşıkladı.Şehvetlenmeye başlamıştı bile.

Seks hakkında aklına takılan soruları ise kimseye soramıyordu.Çünkü kimse (ev arkadaşı dışında kimse)kendisinin halen ümit milli olduğunu bilmiyordu.Google'dan medet umdu.Sordukça sordu google'a ev arkadaşını beklerken.İyi kötü cevaplar da buldu.Artık bir an önce akşam olsun istiyordu.25 senedir beklediği aktivitenin,fanatik takipçisi olduğu 'Ezel' dizisi ile aynı geceye denk gelmesine ise çok ama çok üzülüyordu.Bilgisayarı kapamadan önce google a son bir soru olarak 'Ezel;dizi;izle;tüm bölümler' yazdı.diziizleyelim.com dan bu kaçıracağı bölümü izleyebileceğini öğrendi.Daha bi mutlu oldu.Twitter'ına 'Seks seks diye nicesine sarıldım,benim sadık yarim masturbasyonDU!!!' yazıp bilgisayarı kapadı,salona geçti.

Harun salonda tv izlerken ev arkadaşı Hami geldi.Hami Harun'un bugüne dek kimseyle birlikte olamamış olmasına çok üzülüyordu.Bu nedenle o akşam eve bir kız getirecek ve ev arkadaşı Harun'u da başlatacağı şölene davet edecekti.Kim bilir belki Harun şölene iştirak edince Hami de odadan çıkıp Harun'un daha rahat takılmasını sağlayacaktı.Harun,Hami'ye eczaneden aldığı şeyi gösterdi.Hami bir kahkaha patlatıp sadece uzvunu kaplayacak büyüklükte bir prezervatifin yeterli olacağını,prezervatifin tulum adı verilen kıyafetle bir yakınlığının olmadığını söyledi alaycı bir tavırla. " Olamaz mı?Benimki çok büyük,inormıs boyutlarda olamaz mı arkadaşım?" diye çocukça çıkıştı Haurn.Hami sadece 'Göreceğiz!' demekle yetindi.

Temiz çarşaflar serildi,kokular sıkıldı ve sonrasında da hanım kız eve geldi.Vakit nakittir düsturuyla Hami ve kız Hami'nin odasına geçtiler.Hami içeri girmeden önce Harun'a yarım saat sonra içeri gelmesini tembihledi.İkili içeri girer girmez Harun kendini banyoya attı.İçeri kokmuş bir halde girmek ve büyüyü bozmak istemiyordu.Bir yandan da içi içine sığmıyordu.Bu heyecanla erken gelirim lan diye korkup önlem babında bir tur patlattı.Duştan çıkıp salona geçti ve vaktin geçmesini beklemeye başladı.Vaktin hızlı geçmesini sağlamak için de Ezel i açtı.30 dk'nın dolmasına beş dakika kala Hami çıktı dışarı kan ter içinde.Ciddi manada 'kan' ve 'ter' içinde.Ellerini yıkayıp Harun'a beş dakika sonunda gelmesini tembihledi son kez.Harun hemen odasına koşup kavanozun dibinde kalan peripellayı da kaşıkladı.Eşofmanının cebine battal boy prezervatifini koydu ve 25 yıllık makus talihinin değişeceği odanın kapısına dayanıp açmadan içeriyi dinlemeye başladı.İçerden ağlama sesleri geliyordu.Sesleri önemseyecek durumda değildi.Hami'nin kendisine tembihlediği zaman dolunca elini kapının koluna attı.Ama birkaç saniye öncesinde seks için yanıp tutuşan bedeninde o kapı kolunu aşağı indirecek gücü toplayamadı.Kapının önünde o da ağlamaya başladı.İçeri giremiyordu ve bundan sonraki zamanlarda Hami'nin yüzüne nasıl bakacağını,içeri girmeyişinin nedeninin ne olduğunu nasıl söyleyeceğini bilmiyordu.

"Ezel'i kaçıramam" dese olmayacaktı,odaya beraber sıktıkları oda parfümünün kokusunun midesini bulandırdığını bu yüzden içeri bir türlü giremediğini söylemeye karar verdi.Aslında Ezel'i kaçırmak istemediğini söylese daha iyiydi.Bu sırada Hami ise içeride gözleri kapıda 'Sen gelmez oldun' adlı acıklı azeri türküsünü mırıldanıyordu.Belki de bu acıklı türkü ağlatmıştı hanım kızımızı kim bilir.

Hami birkaç saat sonunda odadan çıktığında ikili koltukta ağlayarak Ezel izleyen Harun'a neden gelmediğini sordu kızgın bir tavırla.Harun ise pişkin pişkin "Çok içli bölümü kaçırdın oğlum,duygu sağanağı adeta.Bırak gel içeriyi bari sonunu izle de sebeplen" dedi ve cümlesi biter bitmez hıçkırıklara boğuldu.Hami, Harun'un erkekliğine dil uzatıp zevklenmeye döndü.

Hami içeride olduğu süre zarfında Harun içti,çok içti.Hem sigara hem bira içti.Ve ağladı,çok ağladı.İyice kafası güzel olunca da mutfağa gitti.Issız Adam izledikten sonra bir gazla almış olduğu siyah saplı paslanmaz çelik,afili bıçak setine baktı.O güne kadar hiç kullanmamış olduğu,bıçak setinin en büyüğü olan satırımsı bıçağı aldı eline.Minimal ve bir türlü kaldıramadığı uzvunu yatırdı nimet konan yere,mutfak tezgahına it!Ve satırı indirdi.O kadar sinirliydi ki kendine,acıdan bağıramadı bile.Bunu hakettiği bir ceza olarak görüyordu.

Artık mobil olarak nitelendirilebilecek uzvunu eline aldı.Seks dönen odaya daldı:

"Seks seks diye nicesine sarıldım,benim sadık yarim masturbasyondur ulan!Niye aklımı çeliyorsunuz bana seks sunup?Ben iki gram geçici zeks için masturbasyona ihanet ettim.Artık seks gibi masturbasyon da haram bana.Alın ulan diyetinizi!" dedi ve aletini hanım kızın suratına doğru fırlattı.

Harun hala aramızda ve hala Hami dışında kimse bu sapkının rezilliklerini bilmiyor.Hami efendi adam,sır tutar.

26.11.2009

Tayfun 1,5 Acılı Güne Yer!

          Nasıl da acımasızca saydırıyordu Tayfun Güneyer'e.Tayfun Güneyer şu anda burada,yanımızda olsa aynı şeyleri yüzüne de çekinmeden söyleyeceğini,hatta onu dövebileceğini iddia ediyordu.Reflekssel olarak 'Sen girersen ben de girerim!' dedim.Yüzüme bakmadan teşekkür edip sigarasından bir içli fırt daha aldı.

          Her zaman için 'Emeğe saygı beyler' düsturunu benimsemiş,'Benim yapamadığım birşeyi başkası yapıyorsa kendisini alkışlarım aga!' düşüncesiyle hareket eden bir adam olduğumdan; içten içe saygı,sempati beslediğim Tayfun Güneyer' e arkadaşımın bu denli saldırışı beni çok ama çok üzüyordu.

          Sen benim elimin altına Ferhan Şensoy'u,Rasim Öztekin'i ver ; bırak Küba'ya götürüp film çekmeyi adamlara fıkra bile anlattıramam.Hem kim bilir film çekimi kaç gün sürdü? Bunun yolunu ayarlayacaksın,otelini,üç öğün tabildotunu,kamera-ışık vs ekipmanları için emanet dolabını ayarlayacaksın.Yemin ederim tek gecede beyazlar kupkumral saçlarım.

          Hem çekim esnasında biri kötü rol yapsa çekimi kesip 'OLMUYOOOOR!' diye de bağıramam.'Olmuyor'cu değil 'Olduğu kadar'cı bir adamım.Adam uğraşmış repliğini okumuş,kalkıp da ben beğenmediğimi söylediğimde nasıl üzülür kim bilir.Kötü de olsa oyunculuk çekerim o sahneyi,kesmeden koyarım filme.'Nasıldım hocam?' diye sorarsa oyuncu, daha iyisini hayal dahi edemediğimi söyler,kendisini onore eder yollarım.Sonuç olarak film de sik gibi oyunculuklarla dolu ana sınıfı müsameresinden farksız bir yapım olur.Olsun,yeter ki kalpler kırılmasın..

         E şimdi Tayfun değiil belki ama Tayfun'un yapımcısının da aynı benim gibi bir adam olduğundan şüpheleniyorum.Tayfun kıpır kıpır bir halde 'Abi senaryo var,film yapalım,Şans Kapıyı Kırınca! Al oku allasen.' demiş.Ben gibi yapımcı okkumuş ama Tayfun'un o çocuksu hevesi kaçmasın diye 'Oooov Oskarlık tam' diyip yollamış bunu.'İlerde gelişir çocuk daha iyi film yapar,şimdiden hevesini kırmayayım.Neticede her insan çocukluğunda;sünnet ya da nişanda handycam kullanarak başlıyor ilk filmini çekmeye.Stanley Kubrick,Tarantino,Dario Argento hepsi aynı yoldan geçtiler ama adam oldular.Bu da bi sikko film çeksin hele sonra açılır' diye duyarlı duyarlı düşünüp kırmamış Tayfun'u,bayılmış parayı,çektirmiş filmi.Ben nasıl kızayım şimdi ben gibi yapımcıya?Nasıl kızayım Tayfun'a?

         İş sadece  çekmekle kalsa iyi.Ben bu blog'a yazı yazdığımda altına yorum alamazsam,bir muhabbet esnasında yaptığım espriye gülen bulamazsam gece gözüme uyku girmez.Gece boyu yastığı ıslata ıslata ağlarım.E adam özgüvenini toplamış yapmış filmi.Ben olsam her gün farklı bir sinema salonunun önünde oturur,insanlar filmim hakkında -tıpkı benim arkadaşımın yaptığı gibi-fütursuzca atıp tuttukça sinir krizleri geçiririm;ne zaman filmimi internetten indiren birine rastlasam 'Abi  ayıp ama bu yaptığın,kul hakkı.Yanlış!' derim.Küfürlü cevaplar verirse bir saat sonra kendisini sikeceğimi vaat eder hemen telefonumdan sportif,irikıyım,yumruklarının tadına bakılası arkadaşlarımı çağırırım.

        Uzun süre sessiz kalan Harun , sigarasını yaktığından beri ilk kez yüzüme bakıp 'Gel dövelim şu Tayfun'u!' diye bir öneri getirdi.İşte o anda ben az önce size de aktarmış olduğum düşünceleri dile getirdim.Ek olarak Tayfun'a ne 'taşşağını yirim' derecesinde bağlı,ne de 'seni kötürüm bırakırım' derecesinde kinli olduğumu anlattım.Kendisine büyük bir özgüvenle altına girmiş olduğu ağır yükten ötürü saygı duyduğumu belirttim.

        'Avrupada olsa paramızı geri ister alırdık,En medenicesi bu,ben kendi paramı helal-i hoş ettim ama sen al lan' dedim. Shhh'ladı. Ehhehe diye güldüm ben de ...


      (not:çok ihmail ettim burayı özürler dilerim ,lakin bu dönem acayip yoğunum efem.anlayışınız için teşekkür eder bizden ayrılmamanızı temenni ederim.)

2.11.2009

Dişlek biri gibi nisan deyin.yazının başlığı o : Nişan

-NİŞAN AL!ATEEEEŞ!

veyahut

-NİŞANLAN!ÖPÜÜÜŞ    (evet öpüş kısmı olmamış olaplüp)           


  Nicedir sahibi olduğum bu blog üzerinden yaşımın ilerlemesi hakkındaki sıkıntılarımı sizlerle paylaşıyordum.22 yaşımı doldurmak üzere olduğum bu günlerde hayati bir karara imza atarak kız arkadaşım hanımefendiyle nişanlandım.Ciddi ciddi nişanlandım lan!

           Siz değerli okurlarıma bu özel günden fotoğraflar da sunmak isterdim lakin fotoğraf makinası ve onun fotoğraf çekmesi ve çekilen fotoğrafın benim fotoğrafım olmasından umumiyetle tiksinen bir adam olduğumdan mütevellit elimdeki nişan yüzüğü dışında size sunabileceğim herhangi bir nişan hatıram yok.Paramız olduğunda sizleri de çağırır dejavu gibisinden yepisyeni kıyak bi nikah yaparız kamon evribadi nidalarıyla.sizlerle bu heyecanımı da paylaştım sevgili dostlarım,dost okurlarım.Haftaya görüşürüz..

     Edit:Cici kızlar,hey seksi leydiler!Sözüm size.Nişan ilanımı görüp de umutsuzluğa kapılmayın.Nişan dediğin nedir ki?Nişan almak var bi,bir de nişan atmak var;)